GÖKÇEADA BAŞVURUSU
8/11/2007

Av ve Yaban Hayatı Koruma, Geliştirme ve Tanıtma Vakfı, Gökçeada Örnek Avlağı konusunda bir süreden beri yaptığı incelemeyi tamamlamıştır. Vakıf uygulamanın Kara Avcılığı Kanununa, 2007-2008 Merkez Av Komisyonu kararına, hatta Çevre ve Orman Bakanlığının kendi kararlarına açıkça aykırı ciddi hususlar içerdiği kanısına varmıştır.

Diğer taraftan Vakıf, örnek avlak uygulamasının ülkemizde yaban hayatının krounmas açısından sakıncalar taşıdığını düşünmektedir.

Bu nedenlerle, bugün (8 Kasım) Çanakkale Valiliğine başvurularak, Gökçeada Örenek Avlağı uygulamasının önce ivedilikle durdurulması, daha sonra da iptali talep edilmiştir.

Yapılan bu başvurunun metni aşağıda sunulmuştur.

Saygılarımızla.

Av ve Yaban Hayatı Vakfı 

AV VE YABAN HAYATI KORUMA
GELİŞTİRME VE TANITMA VAKFI
Çevre Sokak No: 40 B
06680   Çankaya - Ankara
Tel/Faks: 312-4663987
www.avyaban.org
avyaban@avyaban.org
SAYI    :270.5/ 21 /2007                       8  Kasım 2007
KONU  : Gökçeada Örnek Avlağı
Sayın Orhan KIRLI
Vali
ÇANAKKALE
Sayın Vali,
İliniz Gökçeada ilçesinin bir bölümünün, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından “örnek avlak” olarak belirlendiği, burada doğal olarak bulunan kınalı kekliklerin avlandırılması işinin ihaleyle bir şirkete verildiği öğrenilmiştir.
Öncelikle belirtelim ki, Gökçeadanın örnek avlak olarak belirlenen bölümünün bir kesimi, 2007-2008 Merkez Av Komisyonu Kararı ile, her türlü avcılığa yasaklanmıştır. Merkez Av Komisyonu Kararları kesin ve bağlayıcıdır. Kara Avcılığı Kanunu Bakanlığa MAK kararlarını resen değiştirme yetkisini vermemiştir. Bu kararlar ancak MAK tarafından değiştirilebilmektedir. Bu nedenle, Merkez Av Komisyonu tarafından ava yasaklanan sahanın Bakanlık tarafından ava açılması Kara Avcılığı Kanununun ve MAK kararının ihlalini oluşturmaktadır. MAK kararlarını uygulama görevi ise Valiliklere aittir. Bu nedenle Valilik, Gökçeada örnek avlağının MAK tarafından avcılığa yasaklanmış bölümünde, hangi gerekçe ile olursa olsun avcılık yapılmasına engel olmakla görevli, yetkili ve yükümlüdür.
Ayrıca, MAK tarafından alınmış olan ava yasaklama kararı, Gökçeada’nın o bölümünde yaban hayatı türlerinin sayılarında azalma olduğu, korunmaları gerektiği gerekçesine dayalıdır. Türlerin sayıları azaldığı için avcılığın yasaklandığı bir bölgenin, Bakanlık tarafından Kara Avcılığı Kanununa aykırı olarak avcılığa, hem de bütün Türkiye için geçerli maksimum limitlerin de üstünde keklik avlanacak biçimde açılması, Kanunun lafzı kadar ruhuna da aykırıdır ve MAK’ın inandırıcılığını da ortadan kaldırmaktadır.
Örnek avlaklar, genel avlaklar içinden ayrılan alanlardır. Özel araziler de genel avlaklara dahildir. Bu çerçevede, örnek avlaklar özel arazileri de içerebilir. Ancak örnek avlaklara da dahil edilse, özel araziye giriş –etrafı çit veya benzeri biçimde işaretlenmiş veya girişin yasak olduğu tabela vs ile belirtilmişse- sahibinin iznine bağlıdır. Gökçeada örnek avlağındaki bu tür özel arazilerle ilgili olarak sahibinin açık izninin alınması gerektiği düşünülmektedir. Bu izin alınmamışsa, örnek avlakta avlanmak üzere ücret de ödemiş olsalar, avcıların bu tür işaretli özel arazilere girmeleri, Kara Avcılığı Kanununa aykırıdır.
Bilindiği üzere avlakları oluşturan arazilerin kiraya verilmesi mümkün değildir. 4915 Sayılı Kara Avcılığı Kanununun 11. maddesi avlakların kiraya verilmesine değil sadece avlaklarda bulunan av hayvanı türlerinin avlatılmasının “işletilmesinin” yani “avlandırma işinin’ üçüncü kişilere verilebilmesine olanak tanımaktadır. Diğer bir deyişle, işleticinin avlağı oluşturan arazi üzerinde hiç bir tasarruf hakkı ve yetkisi bulunmamaktadır.
Kara Avcılığı Kanununun 5. maddesine göre, örnek avlaklarda avlanma süreleri, günleri, avlanılacak türler ve limitleri Çevre ve Orman Bakanlığınca belirlenmektedir. Belirlenen bu esasların ise takdir buyurulacağı üzere usulüne uygun olarak ilan edilip, duyurulması gerekmektedir. Kanunun bu hükmü ışığında Merkez Av Komisyonunun (MAK) örnek avlaklarda avcılık konusunda karar alma yetkisinin olmadığı açıktır. Nitekim 2007-2008 MAK Kararının 8. maddesi, örnek avlakları, Bakanlıkça ava yasaklanan sahalar arasında  saymaktadır. Bu maddenin (1) ve (2). Bentleri uyarınca, tescil edilmiş örnek avlaklarda Bakanlıkça ancak av turizmi çerçevesinde avcılık izni verilebileceği de açıkça ifade edilmektedir. Kara Avcılığı Kanunu, 5. Kısımda yer alan maddeleri ile, av turizmi faaliyetlerini sadece yabancı ülke avcıları ile sınırlamıştır. Bu nedenle yerli avcıların Gökçeada örnek avlağında avlandırılması, Kanunun ihlalini oluşturmaktadır. Kaldı ki, Gökçeada örnek avlağı, MAK kararının kabulünden sonra ilan edilmiştir. Bu durumda, yine MAK 8. Madde, (1). Bent, (d) fıkrası uyarınca, yeni ilan edildiği ve aynı maddenin (2). Bendi yeni ilan edilen örnek avlakları kapsamadığı için,  Gökçeada örnek avlağında her türlü avcılık yasaktır. 
Diğer taraftan, Gökçeadada, keklik dışındaki türlerin avı, Adanın MAK tarafından yasaklanmamış kısımlarında, Bakanlık tarafından aksine bir yasak kararı alınıp, usulüne uygun olarak ilan edilmediği sürece, “yıllık avlanma izin ücretini” ödeyen bütün avcılara açıktır. Çünkü, örnek avlaklar dahil, devlet avlakları ile genel avlaklarda avlanma  izni, “avlanma izin ücreti” ödeyerek alınmış sayılmaktadır. Kaldı ki, usulüne uygun olarak ilan edilmiş dahi olsa, Bakanlık tarafından örnek avlaklarda alınan av yasağı kararlarının koruma amaçlı olması şarttır. Kara Avcılığı Kanunu, yaban hayatının ve av hayvanlarının korunması amacı dışında, bir avlak işletmecisi veya bir grup avcı lehine yasak kararı alınmasına izin vermemektedir.
Bilindiği üzere, bir ilde Kara Avcılığı Kanunu ile MAK kararlarının uygulanmasından, İl Av Komisyonu Başkanlığını uhdesinde bulunduran valiler sorumlu ve yetkilidir. Valiler ilde yaşayan vatandaşların yasalardan doğan her türlü hakkı yanında, usulüne uygun olmak kaydıyla, avlanma hakkını da korumakla görevlidirler. Bu nedenle Gökçeada avlağında, MAK tarafından yasaklanmayan sahalarda, keklik dışındaki türlerin avı, Bakanlıkça yukarıda açıklanan gerekçe ve yöntemle yasaklanmadığı sürece tüm avcılara açıktır.
Diğer taraftan, örnek avlaklarda, avlanma ücretleri, Kanunun 8. maddesine göre “Bakanlıkça” belirlenmek zorundadır. Bir örnek avlakta, bir türün işletmesini alan kişi veya şirketin, avlanma ücretini belirleme yetkisi bulunmamaktadır.
Bakanlığın, Gökçeada örnek avlağında “avlanma ücretini”, işletme bedeli yöntemiyle belirlediği anlaşılmaktadır. Bu durumda işletmeyi alan şirketin avcılardan daha yüksek bir ücret talep etmesi yasanın ihlalini oluşturur. Alınan bilgilere göre, Bakanlığın keklik başına belirlediği ücret yaklaşık 5 YTL, şirketin avcılardan keklik başına talep ve tahsil ettiği ücret ise 25-50 YTL dir. Bu uygulama Kanunun açık ihlalini oluşturmaktadır
Örnek avlakların ihale şartnamesi –Milli Parklar web sitesinden ulaşılabilir- bu avlakların kurulması, işaretlenmesi, korunması ve benzeri hususlarda ayrıntılı kurallar belirlemiştir. Gökçeada avlağı bu kurallara uygun olarak işletmeye açılmamışsa, avlanmanın durdurulması ve eksikliklerin tamamlanması gerekmektedir. Verilecek belli bir süre içinde bu yapılmadığı takdirde, işletmecinin ihale koşullarını yerine getirmediği gerekçesi ile ihalenin iptalinin gerekli olduğu düşünülmektedir.
Yine belirlenmiş olan kurallar, örnek avlakların korunması görevini işleticiye vermektedir. İşletici bu amaçla gerekli sayıda koruma memuru istihdam etmek zorundadır. Ekli yazıdan da görüleceği üzere, Gökçeada örnek avlağını işleten şirketin, bu yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi, Milli Parklar koruma memurlarını kendi hizmetinde kullandığı anlaşılmaktadır. Vakıf tarafından başka avlaklarda da yaygın bir uygulama olduğu saptanmış olan bu durum, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununun ve örnek avlak kurallarının açık ihlalini oluşturmaktadır. Bu uygulamaya göz yuman Milli Parklar yetkililerinin ve uygulamada yer alan koruma memurlarının bu hareketlerinden doğan yasal sorumluluklarının da dikkate alınması gerekmektedir.
Diğer taraftan, ‘örnek avlak’, adından da görüleceği üzere, ülkede hem yaban hayatının ve av hayvanlarının korunması hem avcılık etkinlikleri hem de avlak işletmeciliği ve yönetimi açısından, gerçekten ‘örnek’ “olmak zorundadır. Vakfa ulaşan bilgiler ve yine ekte sunulan nottan da görüleceği üzere, Gökçeada örnek avlağının işletmesini alan şirketin bu avlağı örnek olmaktan çok uzak biçimde ve avlakta olup biteni dahi izlemesinin mümkün olmadığı şekilde yönettiği anlaşılmaktadır. Bu da Kanunun ruhuna aykırı bir durumdur. Kaldı ki bu durum, avlakta her türlü usulsüzlüğün de kolayca yapılabilmesine yol açacaktır. Bu saptamanın ne denli doğru olduğu, yakın geçmişte Ankara-Kızılcahamam’da bir özel avlakta usulsüz olarak avlatılan vaşak olayı ile kanıtlanmıştır. Sözkonusu özel avlakta usulsüz olarak avlandırılan, koruma altındaki vaşak günlerce basını meşgul etmiş ve kamuoyunda çok büyük infiale yol açmıştı.  Usulsüz bir avcılık olayının Gökçeada örnek avlağında ortaya çıkması Valilikleri açısından da ciddi bir ek sıkıntı yaratabilecektir. 
Gökçeada, keklik türüne zarar veren önemli yırtıcı türlerinin (tilki, sansar gibi) bulunmadığı bir bölgemizdir. Bu nedenle kınalı kekliğin üremesine ve çoğalmasına çok uygun bir arazidir. Türkiye genelinde kınalı keklik populasyonu (sayısı) hemen her yerde azalmaktadır. Bu açıdan bakıldığında doğal düşmanının bulunmadığı Gökçeada’da keklik neslinin sağlıklı ve adanın kaldırabileceği en üst sayıda bulunması diğer bir deyişle Adanın keklik rezervi olarak planlanması ve korunması birinci önceliklidir. Gerektiğinde bu adadaki kekliklerden, ülkemizde kekliğin tükendiği veya çok azaldığı diğer yörelere takviye yapılması için yararlanılması sözkonusudur. Örnek avlak uygulaması ile Adadaki keklik nüfusunun her yıl en aza indirilmesi, neslin devamı açısından da son derecede sakıncalıdır.
Bir diğer sorun da böylesine sınırlı bir alanda örnek avlak kurulmasının Ada ve il avcılarının tepkisini çekmesidir. Bu tepki şimdiden basına da yansımıştır. Yine benzer bir tepki, yıllardan beri Gökçeada’ya ava gelen ve avcılık için tüm koşulları yerine getirmiş, avlanma izin ücretini ödemiş avcılardan da gelmektedir. Durum düzeltilemediği takdirde paralı avcılık için gelecek avcılarla yerel avcılar ve onlarla birlikte Adada avlanma geleneğine sahip avcılar arasında istenmeyen olaylara yol açılabilecektir. Bu olgu son yıllarda ülkemizde giderek artan yerel avcı-misafir avcı çatışması biçiminde gözlenmektedir. Silahlı kişiler arasındaki bu tür karşılaşmaların ciddi sorunlara yol açabileceği takdir buyurulacaktır.
Kaldı ki, avın açık olduğu sezonda ve günlerde, ülkemizin her yerinde avcı başına günlük kınalı keklik limiti 2 olup, bir avcı kaç gün avlanırsa avlansın, yanında bulundurabileceği toplam keklik miktarı da  (Bagaj limiti) yine 2 dir. Gökçeada örnek avlağında ise para karşılığında bir avcının istediği kadar keklik vurmasına ve yanında taşımasına olanak tanınmaktadır. Bu hem etiğe aykırıdır hem de adada avlanacak avcılara gayrı resmi bir belge de verilse, Çanakkale ilinin diğer bölgelerinde avcılık kurallarının denetimini zorlaştıracaktır (yanında 2 den fazla keklikle örneğin Gelibolu’da yakalanan bir kişinin limit denetiminden, Adada avlandığını ileri sürerek kaçabilmesi gibi. Yine bu çerçevede Gökçeada avlağı veya avcılar tarafından belge konusunun kötüye kullanılmasının, örneğin Ada dışında avlanacak avcılara verilecek belgelerin de, aynı şekilde limit denetimlerini zorlaştırabileceği göz ardı edilmemelidir. Ayrıca, örnek avlakta ülke limitlerinin çok üzerinde keklik avlanmasına olanak tanınması, yukarıda söünü ettiğimiz, avcılar arasındaki husumeti daha da güçlendirecek bir husustur.
Kara Avcılığı Kanununun bütünü incelendiğinde, avlakların genel avlak, devlet avlağı ve özel avlak olarak ayrıldığı görülmektedir. Örnek avlakların ise –adı üstünde örnektir- devlet ve genel avlakların işletilmesi için bir örnek oluşturacak şekilde kurulması, avcıların avlandırılması, av organizasyonlarının düzenli bir şekilde yapılması ve yönetilmesi gerekmektedir.
Doğal kaynaklarımızdan olan av hayvanlarımızın bir geçim kapısı ve aşırı gelir elde edilebilecek bir ticari meta olarak görülmesi, bu kaynağın kısa sürede tükenmesine yol açabilecektir. Nesli tükenen bir yabani türün yeniden yaratılması olanaksız, başka yerlerden getirilip eski yaşama alanlarına yerleştirilmesi bile son derece güç ve maliyeti yüksek bir işlemdir.
Son bir husus olarak, Gökçeada örnek avlağının işletmesini alan ve Ticaret Sicilinde merkezi İstanbul olarak gösterilen Hedef Av Turizmi Ltd. Şti. nin ticari faaliyetini Çanakkale ilinde sürdürmesinin,  örneğin avlakta para tahsili yapması, makbuz kesmesi ve diğer açılardan, mali mevzuatımız çerçevesinde de incelenmesini takdirlerine sunarız. 
Yukarıdaki bilgiler, Kara Avcılığı Kanunu ve devleti tüm kurumlarıyla temsil eden ve ülkenin tüm yasalarını uyum içinde uygulamakla görevli ve yetkili Valilikleri tarafından, öncelikle MAK tarafından ava yasaklanan sahalarda; ayrıca yeni ilan edilen örnek avlak sahasında her türlü avcılık faaliyetinin gecikmeksizin durdurulması; Gökçeada avlağının  işletme ihalesinin mümkünse iptali için gerekli girişimlerde bulunulması; bu yapılıncaya kadar avlak uygulamasının kısmen veya tümüyle durdurulması için gereğini ve sonucundan Av ve Yaban Hayatı Vakfına bilgi verilmesini izinlerine saygılarımızla arzederiz.
Süha UMAR
Büyükelçi
Vakıf 2. Başkanı

Ek: 1