BİR ALDATMACANIN HİKAYESİ-İNCİ KEFALI
3/12/2008

30 Kasım 2008 tarihli Milliyet ve Hürriyet gaztelerinde aşağıdaki haberler yeraldı. Av ve Yaban Hayatı Vakfı bu haberlerle ilgili olarak şu bilgileri kamuoyu ile paylaşmayı görev bilir.
İnci Kefalı, dünyada sadece Van Gölü ve Van ilimiz sınırları içinde kalan diğer iki gölde (bu sonunculara sonradan yerleştirilmiştir) yaşar. Endemik bir türdür.
İnci Kefalı balıkçılığı Van ilimizin önde gelen ekonomik etkinliklerinden birisidir. İnci Kefalı Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Defterdarın gözetimi ve denetiminde, balık stoklarına zarar  vermeyecek ve üremesini engellemeyecek şekilde avlanmaktaydı. 1990 lı yıllara gelindiğine balıkçılık düzeni bozulmuş ve balığın nesli tehlikeye girmişti.
İşte bu aşamada, Av ve Yaban Hayatı Vakfı, Van-Erciş gönüllü görevlisi Sayın Güven Çalık, balığın perişan durumunu bilgimize getirdi ve bir önlem alınmasını istedi.
Sorun, balığın üremek üzere Van gölüne dökülen akarsulara girmek için (İnci kefalı akarsularda yumurta bırakır) akarsu ağızlarında toplandığı toplandığı dönemde, sadece Van Gölü balıkçıları tarafından gekleneksel yöntemler ve ığrıplarla değil, Karadeniz’den getirilen büyük gırgır tekneleri ile sınırsız biçimde avlanması idi. Bu usulsüz ve zamansız avcılık nedeniyle balık stokları tehlikeli biçimde azalmış, ortalama balık boyu 15-16 santime kadar düşmüştü. Bu da, balığın artık üreme yaşına gelmeden avlandığını, dolayısıyla neslinin tükenmeye doğru gittiğini gösteriyordu.
Av ve Yaban Hayatı Vakfı işte bu aşamada devreye girdi. Önce Karadeniz’den gelen teknelerin Van Gölünde avlanmaları, Jandarma ile işbirliği içinde önlendi. 2001 yılında, UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı), Vakfın bu çalışmalarını dikkate alarak Vakfa başvurdu ve somut bir koruma projesi çerçevesinde, inci kefalının korunması için destek olmak istediğini bildirdi. İşte, aşağıdaki haberlerin bir kez daha gösterdiği gibi, Mustafa Sarı’nın doğruları saklayarak, kendi projesi ve kendi başarısı gibi sunmaya çalıştığı proje budur. Mustafa Sarı, Vakfın Projesinde görev alan çok sayıda kişiden sadece birisidir. Proje zamanından önce amaçlarına ulaşmış ve Çevre Bakanlığının da içinde bulunduğu, bağımsız bir grup tarafndan iki kez “en iyi uygulama projesi” seçilmiştir. Bu nedenle de zamanın  Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından, Türkiye’yi temsilen, Güney Afrika’da yapılan Dünya Çevre Zirvesine sunulmuştur. (Bu proje hakkında daha geniş bilgi, Vakıf sitesinde, “Projeler” bölümündedir. Vakıf ayrıca, bu konudaki her türlü soruya yazılı ve belgeli olarak yanıt vermeye hazırdır)
2003 yılına ve Projenin son aşamasına gelindiğinde, Mustafa Sarı’nın projeyi ve Vakfı kendi kişisel beklentileri doğrultusunda kullanmaya çalıştığı saptanarak, adı geçenin proje ile ilişiği kesilmiş, Vakıf üyeliğine de son verilmiştir. Ancak Sarı ve birlikte hareket ettiği, yine projede Vakıf adına görev alan diğer bazı Vakıf üyeleri, UNDP ile Vakfın gıyabında anlaşarak, Proje çerçevesinde Vakfa yapılması gereken son ödemeyi engellemişlerdir. Eş zamanlı olarak da Doğa Gözcüleri Derneğini kurarak, bu parasal kaynağın alelacele kurdukları bu Derneğe aktarılmasını sağlamışlardır. İçişleri Bakanlığı müfettişleri, UNDP’nin, Doğa Gözcüleri Derneğine, daha kurulmadan parasal kaynak aktardığını, ayrıca bu Derneğin, inci kefalı çalışması adı altında ilgisiz konularda anketler düzenlediğini  saptamışlardır.
Mustafa Sarı 2006 yılında, Milliyet gazetesi tarafından düzenlenen, Yılın Sosyal Girişimcisi Yarışmasına, tüm başarısı Vakfa ait olan İnci Kefalı Projesi ile katılmıştır. Ancak, Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Sayın Sedat Ergin’in yaptırdığı araştırma gerçeği ortaya çıkarmış ve Projenin Vakfa ait olduğu, o zaman bu yarışmada yapılan sözlü ve görsel sunumlarda açıkça belirtilmiştir.
Mustafa Sarı’nın, gerçeklerle bağdaşmayan ve başkalarına ait eylemleri ve başarıları kendisine maletmeye çalışan tutumunun halen de devam ettiği, aşağıda sunulan son iki haberde görülmektedir.
Sarı’nın bu tutumu bir kez de Yatch Dergisinde gündeme gelmiş, Van Gölü için Vakıf tarafından hazırlatılan örnek balıkçı teknesi projesi, Yatch Dergisinde, Sarı tarafından kendi çalışması gibi kamuoyuna sunulmuştur. Bu tekne çalışmalarını Vakıf adına yürüten gemi inşa mühendislerinin tepkisi üzerine, Yatch Dergisi gerçek durumu anlatan bir düzeltme yayınlamıştır.
Av ve Yaban  Hayatı Vakfı, gerçek bir bilim adamının  hiç bir zaman yapmayacağı böylesine yakışıksız bir davranışı yıllardır sürdüren Mustafa Sarı’nın bu tutumunu kamuoyunun takdirine bırakmakta ve kınamaktadır.
Saygılarımızla. 
Av ve Yaban Hayatı Vakfı