1.Yaban Hayatı ve Türkler

'' K anadı, bacağı kırık leylekler, bunamış kargalar halkın sadakası ile yaşarlar. Haffaf esnafının aylıkla tuttuğu, belki yüz yaşında, baktığı sakat leylekler kadar amelimanda bir ihtiyar, toplanan sadaka parasıyla hergün işkembeler alır, onları bu zavallı kuşlara dağıtırdı.''
Ahmet Haşim (Guraba-i Laklakan)

'' B eyazıt Camisi için Sultan II. Beyazıt (1481-1512) tarafından tesis olunan Beyazıt Vakfiyesinde ''caminin ayrılmaz sakinleri kuşlar'' için her yıl harcanmak üzere 30 altın lira yem parası tahsis olunmuştur. Kuşlar için pirinç, darı, köpekler için ekmek tahsis olunuyordu...''
Lemi Ş.Merey (Kuşevleri-Serçesarayları)

'' S ivas çarşısındaki iki dükkanın geliri, göç edemeyen kuşların, karda kışta aç kalmamaları, onlara yem alınması için vakfedilmiştir''
Fazıl Hüsnü Dağlarca

'' T ürklerin islam öncesi çağlardan beri diğer hayvanlar arasında bilhassa kuşlara karşı özel bir ilgi gösterdikleri bilinmektedir...''
Yılmaz Önge (Mimar Gözü ile Kuş Evleri)

'' K uşlara Pirinç, Hayvanlara Gıda ve Su Verilmesi Vakfı''
Osmanlı Vafıklarından

''... Vakıfiyeler tarih ve sosyoloji bakımından büyük bir değer taşır. Bunlar ulusun değişik zamanlardaki iyilik ve yardım düşünüşünü, umumi menfaatlere ve işlere olan alakasını gösterir''
Halim Baki Kunter

(Alıntılar, Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı
tarafından yayınlanan 'İstanbul' dergisinden alınmiştir)

2.Neden gerek gördük

T ürkiye, coğrafyadaki yeri, arazi yapısı, bitki örtüsü, iklim gibi belirleyici etkenler sayesinde av ve yaban hayatı açısından dünyada seçkin bir konuma sahiptir. Çok değil, hepsi hepsi 30-40 yıl gibi, insan ömründe bile kısa sayılabilecek bir zaman önce, Angurya çiftliğinde (İstanbul) bir avcının günde yüzlerce bıldırcın vurduğu, Yalova'da aynı miktarlarda çulluk avlayabildiği, İngiliz vantandaşı Whittal`in Eskişehir`de, zamanında dünya rekoru olan geyiği vurduğu, kekliklerin ovalarda sürülerle dolaştığı, kazların sabah cıkışında veya akşam dönüşünde gökyüzünü kararttığı, Mantolu Hasan`ın her yıl Ege`de pars avlayabildiği bilinmektedir.

N e yazık ki çok eski olmayan bu günler gerilerde kaldı. Şimdi, av ve yaban hayatı gibi, herşeyden önce doğal dengenin vazgeçilmez bir unsuru olan kaynak, birçok türler açısından, yokolmanın sınırına geldi.

B linçsiz tarım yöntemleri, yerli yersiz ve gereksiz yoğunlukta kullanılan tarım ilaçları, zehirli tohumluklar, anız yakmalar, sulak sahaların, özellikle devlet kurumları eliyle ortadan kaldırılması, doğal yaşama ortamlarının, çarpık sanayileşme, kentleşme nedeniyle tahribi, çevre kirlenmesi, düzensiz ve bilinçsiz avcılık, denetim ve korumadaki vurdumduymazlık, ağır görev ihmalleri, eğitim eksikliği; bugünün sorumluları bunların tümüdür.

Y ine de Türkiye, av ve doğal hayat açısından dünyadaki özel yerini korumaktadır. Ancak bu durumu daha uzun bir süre götüremeyeceği de anlaşılmaktadır.

İ şte Av ve Yaban Hayatı Koruma, Geliştirme ve Tanıtma Vakfı, Türkiye`nin bu ayrıcalıklı konumunu sonsuza dek sürdürmesi gerektiği düşünce ve inancı ile kurulmuştur. 

3.Amblem

A v ve Yaban Hayatı Koruma, Geliştirme ve Tanıtma Vakfı`na amblem olarak, Anadolu yaban koyunu`nu (Ovis amon anatolica) seçtik.
Ü lkemize özgü bu ender av hayvanı gerçekten tümüyle başarılı bir koruma etkinliğinin sembolüdür. 1966 yılında, tüm eski yayılış yerlerinde yok olduğu ve sadece Konya- Bozdağ`da yaklaşık 40 adet kaldığı bir sırada koruma altına alınmış, bugün sayıları (1993 yavru mevsimi öncesi) yaklaşik 2000 lere varmıştır.
A macı av ve yaban hayatının korunması, geliştirilmesi ve tanıtılması olan Vakfa en uygun amblemin, Anadolu yaban koyunu olduğu görüşümüzü paylaşacağınızdan kuşku duymuyoruz.

4.Vakıf sizlerle varolacaktır

A v ve Yaban Hayatı Koruma, Geliştirme ve Tanıtma Vakfı, Türkiye`de av ve yaban hayatının, küçük bir çaba ile eski görkemli günlerine kavuşabileceğinden kuşku duymamaktadır. Bu küçük çaba tüm av ve yaban hayatından yana olanların, doğa ve hayvanseverlerin, ama herşeyden önce avcıların katkıları ve desteği gerçekleşebilecektir.
B ize destek olun ki bizden sonrakiler kendilerine amblem seçerken sayısız seçenek karşısında kalsınlar.